Müsaid Eski Başkanı Bolat, İskandinavlardaki Gurbetçilerimizin Girişimleri Bizlere Gurur Veriyor

Nisan 24th, 2010

Danimarkalı İşadamlarının Davetlisi Olarak Kopenhag’a Gelen Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (Müsiad) Eski Başkanlarından Ömer Bolat, Türk İşadamlarını Ziyaret Etti. Kopenhag Merkezindeki Tayyib Food İsimli Toptan Et İmalatçısını da Ziyaret Eden Bolat, Yapılan Çalışmalar Hakkında Firma Yetkililerinden Bilgi Aldı.

Danimarkalı işadamlarının davetlisi olarak Kopenhag’a gelen Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) eski başkanlarından Ömer Bolat, Türk işadamlarını ziyaret etti. Kopenhag merkezindeki Tayyib Food isimli toptan et imalatçısını da ziyaret eden Bolat, yapılan çalışmalar hakkında firma yetkililerinden bilgi aldı. Firma yetkilileri, Bolat’ın ziyaretinden dolayı onur duyduklarını kaydettiler. Bolat ve beraberindeki heyet, firma yetkilileriyle hatıra fotoğraf çektirdi.

Cihan’a özel demeç veren Bolat, Danimarka’ya üçüncü kez geldiğini ve her seferinde, buradaki Türk müteşebbislerin faaliyetlerinin artarak devam ettiğini görmekten mutlu olduğunu söyledi. Bütün dünyayı tesir altına alan ve Türkiye ile Danimarka’nın da nasibini aldığı küresel ekonomik krizin değerlendirilmesi ve bir konuşma yapması için davet edildiğini belirten Bolat, Türk işletmecilerini çalışmalarından iftihar ettiğini vurguladı.

Türkiye’de siyasi istikrarın bozulması için çok çabaların olduğunu, buna rağmen Türkiye’nin küresel krizler dâhil, birçok sıkıntıyı atlattığını dile getiren Bolat, “Türkiye, başta komşu ülkeler, Avrasya ülkeleri ile olmak üzere, çok güzel ilişkiler içerisinde. Ticari organizasyonlarımızın çalışmalarıyla da ortaya büyük bir sinerji çıktı.” diye ekledi.

“BİR ARADA OLURSAK GÜÇLÜ OLURUZ”

Uçakla Türkiye’ye üç saat uzaklıkta olan İskandinav ülkelerinin gelişmiş bir piyasasının olduğunu ve değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Bolat, işadamlarına fırsatları kaçırmama çağrısı yaptı.

Yurtdışındaki Türk okullarının da ticaretin gelişmesinde ve ülkeler arası ikili ilişkilerin sağlanmasında çok büyük bir misyon yüklendiğini vurgulayan Bolat, okullarda yetişen ve ileride bulundukları ülkelerde yönetime gelecek kimselerin, Türkiye ile ilişkileri yüksek seviyelere taşıyacaklarına inandığını ifade etti. Türk okullarının yanı sıra, İskandinavlardaki Türklerin hepsinin de ülkemizle arasında bir köprü vazifesi gördüğünü dile getiren Bolat, Türkiye’nin ihracatının yüzde 50’sinin AB ülkeleriyle olduğunu, bunun çoğunluğunu da buradaki gurbetçilerin sağladığını söyledi.

“MEDYAMIZA SAHİP ÇIKALIM”

Organize olan grupların, olmayanlara galebe çaldığını söyleyen Bolat şöyle devam etti: “Burada yaşayanlar buraları gurbet değil bir memleket olarak benimsedi. Buralarda yaşarken herkesin bilmesi gereken bir şey var ki, her ne yaparsanız, sizin bir davanız var, ait olduğunuz bir medeniyet var. Ferdi kalırsanız, haklarınızı savunamazsanız. İşadamlarımızın organize olmasının yanı sıra, medya; çok önemli bir haberleşme aracı. Burada vatandaşlarımızın kendi medya kuruluşlarımıza sahip çıkması gerekiyor. Zaman Gazetesi, burada basılıyor; insanımızın, buna abone olması, okuması, desteklemesi, internet portalından ülkemizdeki gelişmeleri takip etmeleri çok çok önemli. Çünkü dünya bilgi ve haberleşme çağında. Medya kuruluşlarına verilen paralar gözümüzde büyütülmemeli, çünkü bu yayın kuruluşları sadece dünya görüşlerimizi değil, haklarımızı takip eden, sesimizi duyuran kuruluşlardır.”

ÖMER BOLAT KİMDİR?

1963 İstanbul doğumlu olan Ömer Bolat Marmara Üniversitesi mezunu. 1984′de Hollanda’da, 1987′de de Almanya’da yüksek lisans yaptı. Marmara Üniversitesi’nde uluslar arası iktisat ve AB konusunda doktorasını tamamladı. 1982′den beri hem okuyan, hem de çalışan Bolat, 11 yıl iktisadi kalkınma hayatının içinde, 17 yıl MÜSİAD’da, 2 yıldır da DEİK’de (Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu) üyesi olarak görev yaptı. Bolat, MÜSİAD’da b2004-2008 yılları arasında 4 yıl, 3. Dönem başkanı olarak hizmet etti, şu an da MÜSİAD’da yüksek istişare heyeti üyesi olarak aynı dernekte görevini sürdürüyor, ticari olarak da Albayrak Grubu’nda genel koordinatör olarak görev yapıyor, 7 kuruluşta da halen üst düzey görevlerini devam ettiriyor. Evli ve iki çocuk babası olan Bolat İngilizce ve Almanca biliyor.

(CİHAN)

Devletten ucuza kiralık araziler!

Aralık 22nd, 2009

Türkiye’nin önemli gelir kalemlerinden olan ‘bacasız sanayi’nin yeni dönemde çeşitliliğinin artırılarak geliştirilmesi amacıyla 48 taşınmazın turizm yatırımlarına tahsisi için yeni bir düzenleme yoluna gitti.

Turizm Bakanlığı, 32’si termal, 14′ü kıyı turizmi, 2’si de kış turizmi için olmak üzere 48 taşınmazı, 49 yıllığına turizm yatırımcılarına tahsis ediyor. İsteyen pansiyon veya 2, 3 yıldızlı butik otel; isteyen 4, 5 yıldızlı otel veya tatil köyü kurabilir…

Gerek küresel ekonomik kriz gerekse domuz gribi salgını, son birkaç yılın “kaybeden” sektörlerinin başında turizmin geleceği tahminlerine neden olmuştu. Bu beklenti dünya genelinde gerçeğe dönüştü. Ancak Türkiye, dünya genelinin tersine turist sayısı ve turizm gelirleri konusunda korkulanı yaşamadı.

Bu alanda gelecek hedeflerinden de şaşmayan Türkiye, yeni tahsislerle sektörü canlandırmak için harekete geçti. Kültür ve Turizm Bakanlığı, ülkenin çeşitli yerlerinde bulunan toplam 48 taşınmazı, turizm amaçlı yatırım yapmak üzere yerli ve yabancı girişimcilere tahsis edecek.

Almanlar tesettüre girdi

Aralık 18th, 2009

Burası Unkapanı. Yani bir zamanların en gözde mekanı Yıllarca bir kapısından memleketlerinden iyi bir türkücü olma hayaliyle İstanbul’un yolunu tutmuş genç delikanlıları içeri alırken diğer kapısından da tesettüre yeni girmiş nice genç kızları taze bir heyecanla uğurladı.

Evet, bugün ne o mahcup delikanlılar kaldı geriye ne de genç kızlar.

Günümüz delikanlıları Unkapanı’ndaki müzik şirketlerinin kapısını çalmak yerine sanal alemde şöhret olup kendi kapılarının çalınmasını bekliyor. Örtülü genç kızlar da pardösü yerine markalı başka giysileri tercih ettikleri için Unkapanı’nı çoktan unuttular bile. Anadolu’dan ya da varoş bölgelerden alışverişe gelen birkaç genç kız da olmasa tamamen zihnimizden uçup gidecek buralar.

Oysa örtünmeye karar verip de ilk pardösünü alan ve o gün içi içine sığmayarak bu mekanlardan ayrılan ne çok genç kız oldu. Peki bu güzel bakışlı tesettürlü genç kızlardan geriye dünden bugüne neler kaldı dersiniz?

Sizi bilmem ama doğrusu ben merak ettim. Seksenli ve doksanlı yıllarda tesettür giyimin kalbi olan Unkapanı’na yolumu düşürdüm. İlk günkü gibi hala dimdik ayakta olan tesettür mağazalarını büyük bir keyifle gezdim. Pardösüleri giyip yeni modelleri denedim.

Fiyatlarını öğrendim. Gördüm ki tesettürün kalbi hala Unkapanı’nda atıyor. Ama bizim genç kızlar örtünmek için artık bu mekanlara uğramıyor. Çünkü bir kere artık pardösü giymek istemiyorlar. Daha farklı kıyafetler tesettürlüler arasında tercih ediyor. Ama tesettürlü genç kızların giyim zevkine hitap eden tesettür markası bir elin parmakları kadar bile değil. Unkapanı piyasası ise genç kızların değişen zevklerine hitap etmek yerine kapılarını Ortadoğu’ya açmayı yeğlemiş.

“Bizim kızların beğenmediği kıyafetler Ortadoğu’da yok satıyor” diyor mağaza sahiplerinden biri halinden gayet memnun bir şekilde. Zaten mağazaları dolduran esmer tenli göbekli Arap tüccarları da bu söylenenleri destekliyor. Hararetli pazarlıklar yapılırken ben de bu sırada sehpa üzerindeki mağazanın tesettür giyim katalogunu karıştırıyorum.

Evet, mağazalardaki kıyafetler değişmemiş değişmesine ama katalogdaki mankenlerin bir kısmının başında artık örtü adına bir şey kalmamış. Kusursuz tesettür kıyafetlerine bürünmüş başı örtülü genç kızların yanında ise hafif toplu orta yaşta başı açık sarışın mankenler yer alıyor.

Mağazalardaki müşteriler gibi kataloglardaki genç kızlara ne oldu, bu sarışın ablalar da kim acaba diye merak içindeyken resimlerdeki ilginç değişim öyküsünü öğreniyorum.

Meğer bizim tesettür mağazaları sadece Ortadoğu’daki genç kızlara değil Almanya, Hollanda, İngiltere gibi Avrupa ülkelerine de tesettür kıyafetleri satmaya başlamış. Üstelik Avrupa’daki müşterileri Müslüman da değilmiş. Mesela bizim kızların beğenmediği tesettür kıyafetlerini Alman kadınları büyük bir zevkle giyiyormuş.

Zaten Avrupa’daki müşteri kesiminde en geniş kitleyi de Alman kadınlar oluşturuyormuş. Yani bu mağazalarda dinlediğim hikayelere bakılırsa Almanya’ya çalışmaya giden Türkler Alman kadınlarının giyim zevklerini de etkilemiş. Öğrendiğime göre sarışın Almanların en çok ilgi gösterdiği kıyafetler arasında diz üstü pardösüler, uzun ceket ve etek takımları ilk sırayı alıyormuş. Kot kumaştan yapılanlar ise daha çok tercih ediliyormuş.

Unkapanı’ndan çıktıktan sonra hızımı alamadım. Diğer tesettür mağazalarını da şöyle bir gezip göreyim dedim. Dünden bugüne tesettür mağazalarında neler neler değişmiş. İşte sizin için tuttuğum notlar:

1- Tekbir Giyim dışında hemen bütün tesettür mağazalarında artık başı açık gayet ‘modern’ giyimli satış elemanları yer alıyor. Meğer tesettür mağazaları yeni bir açılım yapmış ve artık kataloglarda yer alan mankenler gibi her kesime hitap etmeye başlamış. Bu ‘açılma’ işe yaramış mı diye sorarsanız ben ‘evet’ derim. Çünkü hemen her mağazada her kesimden müşteri alışveriş yapıyordu.

2- Tayyip Erdoğan ‘one munite’ dedi Arap turistler soluğu Türkiye’deki bu mağazalarda aldı. İstanbul’a gelip tarihi ve doğal güzellikleri görmek yerine mağaza mağaza gezip alışveriş yapan Arap turistlerin gözdeleri bu tesettür mağazaları. Bu duruma en çok sevinenler ise mağaza sahipleri. Çünkü Araplar alışveriş yapma adına mağazada önlerine çıkan herşeyi toplayıp kasaya koşturuyorlar. Bu manzara karşısında tam ‘Allah kimseyi böyle çılgınca alışveriş yapan Araplara benzetmesin’ diye dua edeceğim ama krizde esnafın keyfini görünce son anda susmayı tercih ediyorum.

3- Son yıllarda artık kuaförler başörtülü kadınların örtülerini değişik ‘saç modellerine’ benzeterek bağlıyorlar. Bunu duymayan hatta tesettürlüler arasında bu modelleri belki de denemeyen kalmadı. Peki bu modelleri Tekbir Giyim’in kataloglarından kesip kesip kuaförlerin kapısına gidildiğini biliyor muydunuz? Doğrusu tesettür giyim adına bu kadar öne çıkmış bir firmanın başörtüyü böyle bir aksesuara dönüştürmede öncülük etmesini ben ayıpladım.

4- Tesettür giyimi modern bir çizgiyle buluşturan Şule Yüksel’i son ziyaretimizde bundan duyduğu rahatsızlığı dile getirmişti. Hatta günümüzde genç kızların örtünme şekillerine eleştiri getirip yeniden pardösü seferberliği başlatmak istediğini söylemişti. Gençler yeniden bol pardösüler giyer mi bilmem ama birçok ünlü marka İngiliz model belden sıkmalı diz üstü oldukça şık pardösüleri yeniden tasarlamış bile.

5- Unkapanı’nda tesettür firmalarını gezerken iki şey dikkatimi çekti. Biri dünyanın dört bir yanına tesettür kıyafetleri satan bir firma sahibinin (ismi bende kalsın) hanımının tesettürlü olmaması. Üstelik firma eskilerden kalma. Diğeri ise en eski tesettür firmalarından birinin eşinin anlattıklarıydı� Mesela seksenli yıllarda pardösü dikip sattıkları için Hürriyet, Tempo gibi yayın organlarında ‘irtica faaliyetlerde bulunuyorlar’ diye kendilerinin, dükkanlarının boy boy fotoğrafları basılmış.

Oysa bugün tesettür giyimde gelinen noktaya bakın� Nereden nereye�

Tesettür mağazalarının sahipleri arasında artık kulağı küpeli, keçi sakallı erkekler ve başı açık kadınlar yer alıyor.
Tesettürlü olup da, tesettür mağazalarında satılan kıyafetleri ‘fazla kapalı’ bulan genç kızlar diğer yaşıtları gibi aynı mağazalardan aynı markalardan giyiniyor.

Tesettür mağazaları bugün örtülü olmayan yurtiçi ve yurtdışından orta yaş kadınının giyim zevkine hitap ediyor.
Tesettür giyimde çığır açtığıyla yıllarca övünen ünlü tesettür markası şimdi de başörtüsünü aksesuara çevirmekle övünüyor.

Bu ülkede hala başörtüsü sorunu devam ediyor ve hala örtülerinden dolayı eğitim hakkı ellerinden alınmış kızlar var. Örtünme şekli değişse de sorun devam ediyor.

Ayşe OLGUN / Haber 7

THY yönetim kurulu başkanı istifa etti

Aralık 17th, 2009

Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu Başkanı Candan Karlıtekin istifa etti. Yaklaşık 7 yıl bu görevde kaldığını belirten Karlıtekin, 01 Ocak 2010 tarihinden geçerli olmak üzere istifa ettiğini açıkladı.

Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu Başkanı ve İcra Komitesi Başkanlığından istifa eden Dr. Candan Karlıtekin, 2002 yılından beri görev yaptığı Kurumda son 4 yıldır Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanlığı yapıyordu.

THY’deki görevlerinden 1 Ocak 2010 tarihi itibariyle istifa eden Karlıtekin, 1960 yılında Ankara’da doğdu. Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi bölümünü 1983 yılında bitirdi. 1984 yılında State University of New York Albany’de International Trade&Finance Masterını, aynı okulda 1988 yılında da International Trade&Finance ve Macroeconomic Modelling ihtisas dallarında doktora çalışmalarını tamamladı.

1984-1987 yıllarında State University of New York’ta araştırma görevlisi (Statistics) ve öğretim görevlisi (Microeconomics), 1988-1990 yıllarında Devlet Planlama Teşkilatında uzman, 1990-1991 yıllarında Bilkent Üniversitesinde yarı zamanlı öğretim görevlisi, 1990-1993 yıllarında Türkiye İhracat Kredi Bankası AŞ’de araştırma müdürü, 1993-1994 yıllarında BEM Dış Ticaret AŞ’de tüccar, 1994-1996 yıllarında İstanbul Büyükşehir Belediyesinde Kaynak Geliştirme ve İştirakler Daire Başkanı, 1996-1997 yıllarında Türkiye Kalkınma Bankası AŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdür Vekili, 1999-2001 yıllarında Beğendik Mağaza İşletmeleri AŞ’de danışman ve Genel Müdür olarak çalıştı. 2002 yılından bu yana da hissedarı olduğu Özbakan Makina İnşaat Ltd. Şti’de yöneticilik yapıyor.

Candan Karlıtekin, 2002 yılında Yönetim Kurulu üyesi olarak göreve başladığı THY’de, 2005 yılından itibaren de Yönetim Kurulu Başkanlığı ve İcra Komitesi Başkanlığı görevini yürütüyordu.

Kaynak: haber7.com

Uçak biletini erken al, az öde

Aralık 15th, 2009

Onur Air, toplam 20 bin bileti yeni nesil cep telefonlarından, en az 7 gün önceden alınmak koşuluyla her şey dahil 39 TL’den satışa sundu.

İstanbul çıkış ve varışlı İzmir, Antalya ve Bodrum biletleri her şey dahil 39 liradan satılırken diğer tüm uçuş noktalarına ise 44 liradan uçulabilecek.

Yeni nesil cep telefonlarından www.onurair.com.tr adresine girilerek satın alınabilecek 39 TL’lik kampanya biletleri 27 Mart 2010 tarihine kadarki (30 Aralık 2009 – 4 Ocak 2010 tarihleri arasındaki uçuşlar hariç) Onur Air’in İzmir, Antalya ve Bodrum uçuşlarında, 44 TL’lik biletler ise diğer uçuş noktaları olan Adana, Diyarbakır, Erzurum, Gaziantep, Malatya, Samsun ve Trabzon hatlarında kullanılabilecek.

Onur Air’in cep telefonlarındaki mobil sitesinden satışa sunulan 39 ve 44 TL’lik kampanya biletleri ayrıca hizmet bedeli farkı ödenerek Onur Air’in www.onurair.com.tr adresli internet sitesinden, (0212) 444 66 87 numaralı çağrı merkezinden veya bilet satış acentelerinden de alınabilecek.

Uçuştan en az 7 gün öncesine kadar alınabilecek kampanya biletleri için tarih değişikliği, açığa alma, iptal veya isim değişikliği işlemleri yapılamayacak.